31 Temmuz 2013 Çarşamba

bir kişide ısrar etmek

bizim milletin hastalığıdır bu,
herkesin şikayetçi olduğu adamı başımızın tacı ederiz. ben buna "ne seninle ne sensiz siyasetçiliği" diyorum.

bazı siyasîler var. önüne gelene sorsan kendisinden yaka silkiyordur. "geçmişte hata yaptım ama artık ona oy moy vermem" der. önümüzdeki seçimler gelir. adam yine birinci seçilir.
hatta meşhurdur: "sen vermiyon ben vermiyom kim veriyo aq bu kadar oyu" sendromu? hatırladın?
işte bazı adamların oy kitlesinin yüzde elliden fazlasını bu tarz adamlar oluşturunca böyle oluyor. iddia ediyorum, yalnızca göz önündeliğiyle, yani popülerliğiyle dönemler boyu başta kalan siyasetçilerin sayısı hiç az değil. hatta yine iddia ediyorum, kimse tam anlamıyla benimseyerek oy'unu kullanmıyor... bence yarısından fazla bir oranda yine bu.

bir de gözüyle gördüğüne inanan bir seçmen kitlesi var ki onlarınki daha ilginç çünkü iş inanç kısmına gelince adam gözü olsun kulağı olsun hiçbir uzvunun yardımı olmadan bir şeye inanıyor. yalnızca kalbiyle. allah'a inanıyor. neyse ona şimdi girmeyecem.

benim sorunum misal, melih gökçek'ten şikayetçi olup ona oy veren kesimle. beni çok ilgilendiren bir şey değil ama bir zamanlar bu meşhurdu. adamdan herkes şikayetçi kaç kez üst üste büyükşehir belediye başkanı oldu.
hadi beni ilgilendiren tarafından konuşayım. edirne'nin yıllardır "bir" belediye başkanı var, hamdi sedefçi
adında. yahu adam sadece yola kaldırıma çiçek yaparak yıllardır o koltukta oturuyor. hayır ismi de çıktı "çiçek hamdi" diye. oğlu mu çiçekçiymiş neymiş ondan bu kadar düşkünmüş böyle şeylere bilmem ama; hakkında çok ciddi iddialar, olumsuz eleştiriler duydum bu konuyla hiç ilgili olmama rağmen... en son aday olmayacam demiş sonra tekrar aday olmuş falan.

yahu, tamam chp'den aday diye akp'ye gitmesin oylar diye bu adama veriyorsunuz da chp'den hiç mi başka aday çıkmadı o kadar senede.***
bu nasıl bir sindirilmişliktir arkadaş ben anlamadım diktatörlüğe mi gidiyor nedir. diktatör dedik de,
diktatör? aklınıza gelen ilk isme ne kadar da benziyor bu adam böyle? hiç fark ettiniz mi?
konuşması, hitabeti, kabadayılığı...
neyse onda da değilim, istediği gibi olsun mizacı da karakteri de,

şu kalıplaşmış siyasetçi modelinden kurtulalım yeni kuşak siyasîlere şans tanıyalım, nolursunuz...


***küçük bir anekdot: bilmeyenler için söylüyorum bizim edirne, babadan chp'lidir. işte geçtiğimiz akşam köyün birinde çiftçinin teki köy halkını iftara çağırmıştı. babam da ziraatçi, ailecek davet edildik. gittik her şey ananesine göre gerçekleşti iftarda. hocasından tutun da müezzinine kadar yemek öncesi yemek sonrası dualar... yemek bitti. hoca önde, herkes akşam namazı için camiiye doğru hareket ediyor, arkada köy eşrafından biri "allah bizi altı oktan ayırmasın! o çok önemli çok" demez mi...asgjasbkgasbhkjnga kimi gülüyor kimi "amin" diyor. böyle bir halktır işte edirne halkı.
o anki davranışı düşüncesi tartışılır elbet, fakat esas düşüncelerine gelirsek;
inancını da yaşar kendince... cumhuriyetini de muhafaza eder... ve hatta,
bunlardan birini tehlikede görmeyegörsün... o an orada bulunmak istemezsiniz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder